Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği

Yoksulları Vuran Zamlar Geri Alınsın!

Yoksulları Vuran Zamlar Geri Alınsın!

TOKAD olarak Tokat Yeraltı Çarşısı üzerinde gerçekleştirdiğimiz eylemde son yapılan zamları ve ranta dayalı kapitalist ekonomik politikaları protesto ettik.

Topluluk adına açıklamayı okuyan Emre Karaca, “Yoksulları vuran zamların geri çekilmesi gerektiğini, hükümetin uyguladığı bu kapitalist politikalara bir son vermesi gerektiğini” belirtti.

Zam sağanağının durmadan sürdüğünü ve bu zamların bir takım dış etkenlere bağlanarak halkın gözünde meşrulaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Karaca şöyle devam etti:

“Kapitalist sömürü politikaları yeni zamlarla derinleşirken bir yandan da halkı köleleştiren, kitleleri daha da sefalete sürükleyen yeni adımlar atılıyor. Bugünlerde toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, kölelik ücretiyle yaşamaya çalışan emekçi sınıflara Hükümetin 2014 bütçesinde öngördüğü ve 24 liraya tekabül eden %3’lük artışı dayatmaya çalışıyor.”

Konuşmasında Asgari Ücret Tespit Komisyonunu ve kararlarını da eleştiren Emre Karaca “Yapılan zamlar, asgari ücrete henüz yapılmamış olan artışı zaten şimdiden fazlasıyla yutmuşken bu tiyatronun anlamı nedir?” diye sordu.

“Yaşadığımız koca bir oyundan başka bir şey değil. Halkın her günü yalanlarla, aldatmacalarla geçiyor. Geniş yoksul kitleler için, hükümetin her gün övünüp durduğu “dünyanın en çok büyüyen 2. ekonomisi” masalının hiçbir önemi yoktur.” Şeklinde sözlerine devam eden Emre Karaca “En çok büyüyen ikinci ekonomi” masalını halkın yutmadığını sözlerine ekledi.

Son olarak hükümete seslenen Karaca : “Biz iktidara soruyor ve şöyle sesleniyoruz: Övünüp durduğunuz bütçeniz halktan zamlarla topladığınız haraçlardan, asgari ücrete mahkûm ettiğiniz insanlardan yaptığınız soygun kesintilerinden oluşmuyor mu? Halka ihsan diye sunduklarınız, zaten halka ait olan şeyler değil miydi? Siz önce halktan alarak sermaye çevrelerine akıttığınız zenginliklerin hesabını verin bakalım! Şunu bilin ki Kur’an, iyiliği ve adaleti emreder, kötülüğü yasaklar! Yetime, yoksula, ezilenlere yardım etmeyi; paylaşmayı, ezilenler için karşılıksız harcamayı emreder. Paranın dinini, imanını sorar! İnsanların işsizliğe, yoksulluğa, asgari ücret köleliklerine mahkûm edilmesini istemez! Büyümek deyip durduğunuz şeyi; malı mülkü, yani sermayeyi biriktirmeyi külliyen yasaklar! Eşit ve adil bir uygulama ister! Yüce Kitabımız, komşusu açken tok yatanı reddeden bir Peygambere gelmiştir! Kapitalist yağma düzeniyle Kur’an tam olarak karşıt pozisyonda yer alır. Bunu böyle bilin ve ona göre hareket edin!” Sözleriyle konuşmasını sürdürdü.

Son olarak Müslümanların topyekûn bu zulüm ve sömürü politikalarına karşı çıkması gerektiğini vurgulayan Emre Karaca   “Biz bugün burada Kur’an’dan aldığımız ilhamla, bu zulüm ve sömürü politikalarına bir bütün halinde karşı çıkmak için toplandık. Adil bir dünya için zulme karşı direnecek, her zaman yoksulların, ezilenlerin yanında yer alacağız! Gelin Birlikte direnelim!” diyerek sözlerini bitirdi.

Eylem sırasında “Yapılan Zamlar Geri Alınsın!”, “Asgari Ücret Köleliktir!”, “Ekonomi Büyüyor, Halkımız Eziliyor!”, “Kahrolsun Kapitalist Yağma Düzeni!”, “Ranta Değil, Halka Bütçe!”, “İslam Adaleti Emreder!”, “Uyan, Diren, Özgürleş!” şeklinde sloganlar atıldı, tekbir getildi.

Haber: Mustafa ÖZEKE

Tokat’ta son yapılan zamlar ve ranta dayalı ekonomik sistemi protesto eyleminde okunan basın açıklamasının tam metni ise şu şekilde:

Yoksulları Vuran Zamlar Geri Alınsın!

Kapitalist Sömürü Politikalarına Son!

Değerli arkadaşlar, kıymetli basın mensubu kardeşlerimiz,

Bu ülkede ve kapitalist saldırganlığın egemen olduğu dünyanın dört bir yanında yoksul halk kitlelerinin yaşamı her geçen gün daha da zorlaşıyor. Dünya halkları, kendilerini boğmak isteyen kapitalizmin ürettiği krizlerin bedelini artık ödemek istemiyorlar. Biz de bugün bunun için buradayız.

Arkadaşlar,

Bildiğiniz gibi Türkiye’de de zam sağanağı ile egemen kapitalist sömürü aksatılmadan sürdürülüyor. Peşi sıra gelen zamlar halkı şaşkına çeviriyor. Birkaç gün önce, LPG’ye yapılan %12 zam bir seferde yapılmış en büyük zam olarak tarihe geçti. Benzine, mazota üst üste zamlar yapılıyor. Yapılan zamlar çeşitli dış etkilere bağlanarak halkın gözünde meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Her gün yapılan gizli zamları saymıyoruz bile! Bu zam sağanağını nasıl anlayacağız, buna karşı halk olarak nasıl bir tepki vereceğiz?

Arkadaşlar,

Kapitalist sömürü politikaları yeni zamlarla derinleşirken bir yandan da halkı köleleştiren, kitleleri daha da sefalete sürükleyen yeni adımlar atılıyor. Bugünlerde toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, kölelik ücretiyle yaşamaya çalışan emekçi sınıflara Hükümetin 2014 bütçesinde öngördüğü ve 24 liraya tekabül eden %3’lük artışı dayatmaya çalışıyor. Yapılan zamlar, asgari ücrete henüz yapılmamış olan artışı zaten şimdiden fazlasıyla yutmuşken bu tiyatronun anlamı nedir?

Dostlar,

Yaşadığımız koca bir oyundan başka bir şey değil. Halkın her günü yalanlarla, aldatmacalarla geçiyor. Geniş yoksul kitleler için, hükümetin her gün övünüp durduğu “dünyanın en çok büyüyen 2. ekonomisi” masalının hiçbir önemi yoktur. Küresel sermayenin at oynattığı sömürü düzeninde “en çok büyüyen 2. ekonomi” masalının ne olduğunu biz çok iyi biliyoruz. Asgari ücretle yaşayan, çoğu zaman asgari ücret bile alamayan; şantiye çadırlarında yanarak, baraj inşaatlarında boğularak, madenlerde göçük altında kalarak can veren işçiler, işsizler, çiftçiler en çok büyüyen 2. ekonominin hangi vahşetin adı olduğunu çok iyi biliyor!

Kardeşler,

Biz halkımızı, sosyal devleti öldürüp hayatın her alanını rant kapısı olarak gören politikalara karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz. Biz sadece hakça, adil bir bölüşüm ve insanca yaşam istiyoruz, başka bir şey değil! İnsafa, iz’ana sığmayan bu zamlar bir an önce geri alınmalıdır! Bunun dışında başka bir çözümü kabul etmiyoruz.

Arkadaşlar,

Şimdi herkese soralım: Dünyanın en pahalı benzinini, mazotunu neden biz kullanıyoruz? ÖTV’den KDV’ye kadar akla zarar fahiş oranlı vergileri neden biz ödüyoruz? Neden sermayenin imkânlarını artıracak yağma politikalarına geçit veriyoruz? Lütfen bu soruların cevabını hep beraber düşünelim, daha adil bir ülke ve dünyanın imkânlarını birlikte arayalım.

Dostlar,

Bildiğiniz gibi önümüzdeki günlerde bütçe görüşmeleri var. Bir başka tiyatro da bütçe görüşmeleri sırasında oynanacak. Halkın gözünün içine baka baka sağlığa, eğitime, halkın diğer ihtiyaçlarına bütçeden ne kadar büyük paylar ayırdıklarını söyleyecekler! Her sene bütçe görüşmelerinde söylenen bu sözlerin bir karşılığının olmadığını halkımız daha kaç kere tecrübe edecek? Gerçekte eğitime, sağlığa ayrılan bütçelerin sermaye sınıflarına gittiğini, sağlık alanının eğitim alanıyla birlikte son sürat piyasalaştığını görmüyor muyuz?

Biz iktidara soruyor ve şöyle sesleniyoruz: Övünüp durduğunuz bütçeniz halktan zamlarla topladığınız haraçlardan, asgari ücrete mahkûm ettiğiniz insanlardan yaptığınız soygun kesintilerinden oluşmuyor mu? Halka ihsan diye sunduklarınız, zaten halka ait olan şeyler değil miydi? Siz önce halktan alarak sermaye çevrelerine akıttığınız zenginliklerin hesabını verin bakalım! Şunu bilin ki Kur’an, iyiliği ve adaleti emreder, kötülüğü yasaklar! Yetime, yoksula, ezilenlere yardım etmeyi; paylaşmayı, ezilenler için karşılıksız harcamayı emreder. Paranın dinini, imanını sorar! İnsanların işsizliğe, yoksulluğa, asgari ücret köleliklerine mahkûm edilmesini istemez! Büyümek deyip durduğunuz şeyi; malı mülkü, yani sermayeyi biriktirmeyi külliyen yasaklar! Eşit ve adil bir uygulama ister! Yüce Kitabımız, komşusu açken tok yatanı reddeden bir Peygambere gelmiştir! Kapitalist yağma düzeniyle Kur’an tam olarak karşıt pozisyonda yer alır. Bunu böyle bilin ve ona göre hareket edin!

Dostlar,

Zam, zulüm, sömürü üzerine kurulu kölelik düzenine karşı çıkalım!

Yoksulları vuran, sermayeyi besleyen zamlar geri alınsın!

Asgari Ücret Tespit Komisyonu kandırmacalarına son verilmelidir! Hakça bölüşen, adaletle paylaşan bir sistem inşa edilmelidir!

Ranta, sermayeye, emperyalizme değil halka hizmet eden bütçelerin olacağı adil bir sistem kurulmalıdır!

Biz bugün burada Kur’an’dan aldığımız ilhamla, bu zulüm ve sömürü politikalarına bir bütün halinde karşı çıkmak için toplandık. Adil bir dünya için zulme karşı direnecek, her zaman yoksulların, ezilenlerin yanında yer alacağız! Gelin Birlikte direnelim!

TOKAD adına 
Emre Karaca

 

 

 

Yorumunu bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir