Resmi ideolojiye uygun bir din anlayışı isteniyor

15 Aralık 2008

Derneğimiz tarafından Pazar günleri yapılan eğitim seminerlerinde bu hafta konu “Türkiye’de Resmi Din Politikaları” idi. Dernek binasında gerçekleştirilen sunum Türkiye’deki din ve vicdan özgürlüğü alanındaki çelişkilere işaret edilerek başlandı. Müslümanların diğer inançlara mensup insanların sahip olduğu din özgürlüğü arasındaki farka işaret edildi. Farklı inançlara sahip insanların dini yaşama konusunda kendi kararlarını alabildiklerini ama İslam’a ait ritüellerin devlet eliyle gerçekleştirildiğini ve insanlara böyle bir hizmet almak isteyip istemediğinin dahi sorulmadığını söylendi ve Müslümanların inandıkları gibi yaşama hususunda özgür bırakılmadığı tespiti yapıldı. Seminerde öne çıkan vurgulanan diğer başlıklar kısaca şu şekilde özetlenebilir.

Yazının tamamını okuyun »

TOKAD’da bayramlaşma merasimi

09 Aralık 2008

Derneğimiz tarafından, Kurban Bayramı’nın ikinci günü, saat 11.00′de bir bayramlaşma merasimi düzenlendi. İlki gerçekleştirilen ve bayramlaşmanın, bundan sonraki bayramlarda da gerçekleştirilmesi ve böylece Tokat’lı Müslümanların kardeşlik ve dayanışmasına katkıda bulunması amaçlanıyor. Bayramı Tokat’ta geçiren ailelerinin buluşmasına ve kaynaşmasına vesile olan bayramlaşma merasime katılanlar, hem birbirlerinin bayramlarını tebrik etme imkânı buldular, hem de sohbet ettiler. Bayramlaşma saat 13.00′e kadar devam etti.

Yazının tamamını okuyun »

Sinema Günleri başladı

09 Aralık 2008

TOKAD, 2008/09 programı çerçevesinde film gösterimlerine başladı. Mustafa Kıyak’ın öncülüğünde başlatılan etkinlikle, sinemanın görsel bir sanata dönüştüğü filmlerin gösterilerek; popüler Amerikan ya da Türk sinemasının dışında, alternatif ve özgün sinemanın takip edilebilmesi amaçlanıyor. Açılış gösterimi için İran’ın sinemacı yetiştiren ünlü Makhmalbaf ailesinin en küçük üyesi Hana Makhmalbaf’ın çektiği ilk uzun metrajlı film olan “Utanç” seçildi. Film, Afganistan’da Taliban yönetimi altında yaşayan insanların, özelde kadınların hayatını çocuklar üzerinden anlatıyor. Okula gitmek isteyen küçük bir kız çocuğunun başından geçenleri izlerken, Talibancılık oynayan erkek çocukları bölgedeki hakim zihniyeti çarpıcı biçimde tasvir ediyor. Arkaplanda ise bölge halkının gündelik hayatlarına tanık oluyorsunuz. Yer yer abartılı anlatımların bulunduğu filme ilişkin daha detaylı bir değerlendirmeyi, Mustafa Kıyak’ın Tasfiye Dergisi’nin 18′inci sayısında yazdığı yazıdan okuyabilirsiniz.

Fatiha; Bir Özgürleşme Çağrısıdır

03 Aralık 2008

Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği (TOKAD) tarafından düzenlenen eğitim seminerleri “Kur’an Okumaları” başlığı altında yapılan Fatiha Suresi programı ile devam etti. Beytullah Önce tarafından gerçekleştirilen sunumda, Fatiha surenin bir özgürleşme çağrısı olduğu mesajı öne çıktı. İhtiva ettiği kavramlar ve insanlara sunduğu öneriler itibariyle, İslami ilkelerin temellerinin surede esaslı biçimde bildirildiğini söyleyen Önce, bu sebeple sureye Kur’an’ın önsözü ve anahtarı gibi anlamlara da gelen “Fatihat’ül Kitab” ya da “Ummu’l Kitab” gibi isimler verildiğini belirtti. Konuşmasının devamında Önce; surenin başlangıcındaki besmelenin, kişinin her işinde Allah’ın rızasını ve memnuniyetini gözetme ve hayattaki istikametini O’nun gösterdiği dosdoğru yolda sürdürme niyetinin beyanı olduğunu ifade etti. Allah’ın rahman vasfının tüm yaratılmışları, rahim vasfının ise özellikle hidayete talip olup, âlemlerin Rabb’ine sığınanları kuşattığını söyledi. “Hamdın yalnızca âlemlerin Rabb’inedir” mesajında ise şu hakikatlerin vurgulandığını belirtti: “Rabb, tektir. Bu kainatın tek yaratıcısı O’dur. Tek yaratıcı olması; üstünlüğün, otoritenin, hükmün ve egemenliğin kayıtsız şartsız O’nda olduğu gösterir. İslam’ın özünü teşkil eden tevhid inancı da bu hakikate teslimiyeti ve şehadeti gerektirir.”

Yazının tamamını okuyun »

Türkiye’de Milliyetçilik Meselesi

30 Kasım 2008

Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği’nin (TOKAD) her ayın son Cuma akşamı düzenlediği müzakereli seminerlerden ikincisi 28 Kasım 2008 Cuma akşamı dernek binasında yapıldı. “Türkiye’de Milliyetçilik Meselesi” konusunun işlendiği semineri Cemil ARSLAN sunarken Ufuk AKTAŞLI da müzakereci olarak katıldı. Cemil ARSLAN Kuran ‘da din, şeriat anlamında kullanılan millet kavramının Tanzimat aydınları tarafından sekülarize edilerek Batı dillerindeki “nation” veya “nitos” kelimelerinin karşılığı olarak ulus anlamında kullanılmaya başlandığını belirtti. Milliyetçiliğin laik ve seküler yönüne vurgu yapan Cemil ARSLAN Batılı düşünürlerin millet ve ırk tanımlarından örnekler verdi.

Yazının tamamını okuyun »

Hadise Yaklaşımda Usûl

23 Kasım 2008

Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalara Derneği (TOKAD) tarafından her Pazar günü dernek binasında düzenlenen eğitim seminerlerinde bu hafta hadis usulû konusu işlendi. Özgür-Der Çorum Şubesi Başkanı Bülent Gökgöz’ün konuşmacı olduğu ve “Hadise Yaklaşımda Usûl” başlıklı seminerde, Bülent Gökgöz, hadise yaklaşım meselesinin önemini ve bu konudaki yanlışların doğurduğu geleneksel ve modern sonuçları hatırlatarak başladığı konuşmasında, konuyu çeşitli alt başlıklar altında izah etti. Soru-cevap kısmında dinleyicilerin de katılım sergilediği seminerde, Gökgöz şu hususlara değindi.

Yazının tamamını okuyun »

Müzzemmil Sûresi, İslami Eğitim ve Mücadelenin İlkelerini Açıklar

19 Kasım 2008

Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği (TOKAD) seminerleri “Kur’an Okumaları” başlığında bu hafta Ahmet Örs’ün anlattığı “Müzzemmil Suresi” ile devam etti. Anlatımda şu vurgular öne çıktı:

-Kişisel ve toplumsal değişimi gerçekleştirecek olan İslamî eğitim ve mücadelenin ilkelerini, yöntemlerini ve uygulamalarını açıklayan bir sûre karşısındayız.

-Gecenin bir kısmında kalkıp ağır ağır Kur’an okunması emri Peygamber’i ve Müslümanları mücadele sürecine hazırlayan manevi ve bilgilendirici sürecin başlangıcıdır.

Yazının tamamını okuyun »

Kur’an Dışı Din Anlayışının Temelleri

10 Kasım 2008

Derneğimizin haftalık eğitim seminerlerinde bu hafta Bartın Bilgi-Der’den Şuayp Mekeç “Kur’an Dışı Din Anlayışının Temelleri” konusunu işledi. Şuayp Mekeç konuyu şu beş ana başlık çerçevesinde ele alarak şu değerlendirmelerde bulundu: 1. Siyasi sapmalar: Müslümanların işlerinin şura ile işlediği dönemden sonra cahili taleplerin görülmeye başladığı iktidar mücadelesi öne çıktı. Hz. Osman’ın öldürülmesine kadar varan süreç sonunda Emevi iktidarına giden yolda baskı ve yozlaşma zamanla egemen oldu, özgür düşünce kayboldu. Fetihler aracılığıyla muhalif düşünceler bastırıldı. Siyasi süreç ister istemez farklı mezhebi ayrışmaları ortaya çıkardı. Siyasi farklılıklar dini temele dayandırılınca da İslam anlayışlarında büyük ve köklü değişimler oluştu.

Yazının tamamını okuyun »

Kur’an Okumaları: Kalem Suresi

03 Kasım 2008

Derneğimiz tarafından haftalık düzenlenen eğitim seminerlerinde bu hafta Ahmet Örs, “Kur’an Okumaları” başlığı altında Kalem Suresi’ni işledi. Konuşmasına ilk dönem surelerinin doğrudan hayata müdahil olduğu hatırlatmasıyla başlayan Ahmet Örs, Kur’an okumalarının akademik yoğunlaşmalara kurban edilmemesini, siyasi sosyal projelere örneklik etmesi amacıyla yapılması gerektiğini vurguladı. Vahyin “kalem”e vurgu yapmasının son derece önemli olduğunun altını çizen Ahmet Örs, bu bildirimle egemen tarih anlayışının yanlışlığının ortaya konduğunu; Âdem peygamberden itibaren varlığın isminin insanlara Allah tarafından bildirildiğini, vahyin kuşaktan kuşağa kalemin gücüyle aktarılacağını vahyin bu şekilde hatırlattığını ve Hz. Peygambere yapılan “mecnun” iftirasının çok boyutlu olduğunu, onun ne dediğini bilmeyen bir şair, vahyi Allah’tan değil de cinlerden alan bir şaşkın olduğunu iddia eden vahiy karşıtı siyaset ve medya çevrelerinin iddialarının reddedildiğini söyleyerek meseleyi bugünle örneklendirdi.

Yazının tamamını okuyun »

Türkiye’de Muhafazakârlık Meselesi

01 Kasım 2008

Derneğimizin yeni dönemde aylık olarak düzenlemeyi planladığı müzakereli seminerlerin ilki 31.10.2008 Cuma akşamı dernek binasında yapıldı. “Türkiye’de Muhafazakârlık Meselesi” nin konu edildiği semineri Ufuk AKTAŞLI sunarken Cemil ARSLAN da seminere müzakereci olarak katıldı. Ufuk AKTAŞLI sunumuna muhafazakârlık düşüncesinin teorik kökenleri üzerinde durarak başladı. Muhafazakârlığın 18. yy.’da Aydınlanma Devrimi ve Fransız Devrimi ile başlayan süreçte İngiltere’de Edmund Burke aracılığıyla devrimci ideolojilere karşı bir düşünce olarak ortaya çıktığını söyleyen Ufuk AKTAŞLI devrimci ideolojilerin geleneksel değerleri tasfiye edici uygulamalarına karşı muhafazakârlığın geçmişi ve geleneği koruyan bir ideoloji olduğunu söyledi. Muhafazakârlığın modernleşme karşıtı bir ideoloji değil aksine modernleşmeci ve sekülerleşmeci bir düşünce olduğunu ancak modernleşme sürecinin devrimci bir yolla değil evrimci bir yolla din, gelenek, tarih, kültür gibi kurum ve değerlerin varlığını koruyarak gerçekleşmesini savunduğunu belirtti.

Yazının tamamını okuyun »