Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği

Kur’an’a saygı, onu hayatın merkezine koyarak gösterilir

Kur’an’a saygı, onu hayatın merkezine koyarak gösterilir

 

bana-dinden-bahset-500x500

Hülya Mayda, TOKAD merkezinde ve Niksar Temsilciliğinde İhsan Eliaçık’ın “Bana Dinden Bahset” kitabını kritik etti.

Hülya Mayda, konuşmasında İhsan Eliaçık’ı şöyle tanımladı: “Dini sadece biçimsel ibadetler ve ritüeller olarak görmüyor. Kur’an’daki kıssaların sembolik ve hakiki anlamları olduğunu savunuyor. Buradan yola çıkarak zamanın ruhu ve dilini yakalamaya çalışıyor. Kur’an’ın evrensel mesajlarını ve bugüne uyarlamalarını önemsiyor ve bunları anlamaya kafa yoruyor.” Kitabın, Eliaçık’ın kırk sekiz makalesinden oluştuğunu belirten Mayda,  Eliaçık ve kitap hakkında kısa bir giriş değerlendirmesi yaptı.

Konuşmacı Hülya Mayda, kitabı “Dine genel bakış, Kur’an’a bakış ve Modernist söylemler” olmak üzere üç başlıkta inceledi ve dinleyicilerle genel olarak şu tespitleri paylaştı:

“Dine genel bakış” kısmında; Şamanizm inancından gelen Türklerin daha sonra Müslümanlığı kabul etmesi sonucunda Şamanizm ve İslam karışımı bir din anlayışının oluştuğunu, bu anlayışın atalar aracılığı ile günümüze kadar geldiğini ve bizim yaşadığımız İslam’ın bu olduğunu vurgulanıyor. Hurafelerin, mucizelerin, uçtu kaçtıcıların çokça olduğu ve akılcılıktan uzak olan bu anlayışın insanlara rehberlik yapamayacağı aşikârdır. Biz acilen yaşadığımız İslam’dan Şamanızım kalıntılarını ayıklayarak Kur’an’daki gerçek İslam’a dönmemiz gerekir.

“Kur’an’a bakış” başlığı altında, kıyamet günü Allah Resulünün “Ey Rabbim benim halkım bu Kur’an’ı terk etti” ayetine vurgu yapılarak, saygı adına Kur’an’ı gerçek yaşamın içinden çekip duvara asmak yerine, onu hayatımızın merkezine koyarak ona olan saygımızı göstermemiz gerektiği üzerinde duruluyor.

“Modernist söylemler” başlığı altında ise “Bize düşen son peygamberin getirdiği dini, hurafelerden arındırmak, aslına özüne uygun bir yaklaşım biçimi hakkında yorum getirmektir. Aslında kendi zihnimize reform yapmaktır. Bu dinde reform değil; din anlayışında dini düşüncede reformdur. Siz bunu yaparken birileri size bunların İslam’a zarar veren modernist söylemler olduğunu savunarak sizi yaftalayacaklardır. Hatta dinden çıkmış olduğunuzu bile iddia edeceklerdir. Tarih boyunca çağa göre dini düşüncede reform yapanlar bu suçlamayla karşı karşıya kalmışlarıdır.” değerlendirmesi yapılıyor.

Program soru cevap ve değerlendirmelerin ardından sona erdi.

 

Haber: Zehra Uçma

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumunu bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir