Zulüm, Sömürü ve Yoksulluğa Karşı Mücadele Etmek, Kur’an’a Göre Erdemliliğin Zirvesidir

TOKAD haftalık seminerlerinin “Kur’an Okumaları” bölümünün ilkinde Ahmet Örs, A’raf Sûresi  172-179. Ayetleri üzerinde durdu.

İnsanın Rabbini tanıyabilecek bir fıtratla yaratıldığını belirten Örs, fıtrata yardımcı olmak ve yozlaşmaya karşı bir kalkan olarak insanın vahiyle uyarıldığını ifade etti. Kur’an’da vahyin korumasından uzakta kalan insanın şeytani güçlerin saldırılarına karşı korumasız kalacağının dile getirildiğini söyleyen Ahmet Örs, ana hatlarıyla aşağıdaki tespitlerde bulundu:

 – 172. ayette yer alan “Biz eğer dileseydik, onu ayetlerimizle yüceltir, üstün kılardık: fakat o hep dünyaya sarıldı ve yalnızca kendi arzu ve heveslerinin peşinden gitti.” yüce beyanı hedonist (hazcı) anlayışların insanı çürütücü tarafına işaret etmektedir. Dünyaya sarılan, sadece kendi arzularını, kendi çıkarlarını yücelten, bireyciliği kutsayan tercihler vahiy tarafından kınanmıştır.

– Beled Sûresinde “sarp yokuş”, “kendisi açken başkalarını doyurmak” şeklinde tanımlanırken, bugün egemen olan anlayışın Müddesir Sûresinde vurgulanan, “kendisine geniş imkânlar verildiği halde, hâlâ ihtirasla Allah’ın kendisine verdiğinden daha fazlasını isteyen” zihniyetin bir uzantısı olduğunu görüyoruz. Allah’ın kendilerine verdiklerini yoksullar ve ezilenler için karşılıksız olarak harcamayanlar ilahi azapla tehdit ediliyorlar.

– Heva ve heveslerini, sınırsız istek ve arzularını ilah edinenleri, Kur’an, kınamaktadır. Uzak ya da yakın yoksullar, yetimler ve çaresizler için mücadele etmek, onlarla imkânları bölüşüp paylaşmak Kur’an’ın insanlardan öncelikli olarak istedikleri arasındadır. Özellikle kendisi ihtiyaç halinde iken imkânlarını başkaları için kullanmak; zulüm, sömürü ve yoksulluğu üreten yerel ve küresel güçlere karşı mücadele etmek Kur’an’a göre erdemliliğin zirvesidir.

– Çıkarın yüceltildiği liberal felsefenin hegemonyasını ilan ettiği neoliberal çağda Kur’an esastan sarsıcı uyarılarla insana kurtuluşun yolunu Şuayp Peygamberi hatırlatarak göstermektedir. Kavminin, Şuayp Peygambere, “malları üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunmalarını dininin mi yasakladığını” sorması çok önemlidir. Evet, din, insanlara sosyal adaleti emreder, malları üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunmalarını engeller; bunu yozlaştırıcı bir davranış olarak görür.

TOKAD seminerleri Pazar günleri saat 12.30’da gerçekleştiriliyor.

Haber: Elif Aydın 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*