Satılık Değil, Öğrenciyiz!

Tokat’ta Öğrenciler Dersane Sistemini Protesto Etti

Tokat’ta bir grup üniversite hazırlık öğrencisi, birlik kurarak kurs ücretlerini artıran dersaneleri protesto etti.

Cumartesi günü, Tokat Yeraltı Çarşısı üzerinde gerçekleştirilen protesto eylemine öğrenci velilerinin de destek verdiği gözlendi.

Protestocu öğrenciler adına basın açıklamasını okuyan Mehmed Emin Cücük, eşitsizliğin göstergesi olan ve kendilerinin kelle başı hesabını tutan dersane sistemini protesto etmek için toplandıklarını söyledi. Cücük, konuşmasında, dersaneler birliğinin mevcut adaletsizliği daha da derinleştirdiğini, herkesin parası kadar okuyabildiği adaletsiz düzeni derinleştirdiğini dile getirdi.

Geçtiğimiz öğretim yılında ilimizde “Tokat Dershaneler Birliği” adı altında bir kurul oluşturulduğunu ve tam beş dershanenin bu birliğe katıldığını belirten Mehmed Emin Cücük, sözlerine şöyle devam etti: “Dershane fiyatını bu birlik standart olarak belirledi. Tek sınavda ortak sıralama ile indirimler belirlendi ve indirim alanlar kendi tercihleriyle istedikleri dershaneyi seçtiler. Dolayısıyla daha önceki sisteme göre indirimli öğrenci sayısı azaldı. Üstelik bu sene yaptıkları sınavda bir sürü soru hatalıydı hatta 2 kez yanlış değerlendirme yapıldı. Ve bu birlik geçen sene 1800 lira olan dershane ücretini bu sene tam belli olmamakla birlikte 2000-2500’e yükseltti.”

Muğla’nın Fethiye İlçesi’nde, öğrenim gördüğü dershaneye olan 5 bin TL’lik borcu nedeniyle annesinin cezaevine girmesi üzerine bunalıma giren 18 yaşındaki Soner Semih Sipahi’nin intihar ettiğini hatırlatan Mehmed Emin Cücük, bu olayın durumun vahametini göstermeye fazlasıyla yettiğini sözlerine ekledi.

Eğitimin piyasalaştırıldığını, şimdi de tekelci anlayışa bırakıldığını vurgulayan Cücük, bu zorbalığa dur denilmesi gerektiğini söyledi.

Eylem boyunca “satılık değil öğrenciyiz”, “uyan, diren, özgürleş”, “paralı eğitime hayır”, “herkes için adalet, herkes için özgürlük” sloganları atılırken dersaneleri protesto eden dövizler taşındı.

Haber: Elif Aydın / Tokat

 

Mehmed Emin Cücük’ün eylemde okuduğu basın açıklamasının tam metni şu şekilde:

Arkadaşlar,

Bugün burada eşitsizliğin timsali, her birimizin kelle başı hesabını tutan dershane sistemini protesto ediyoruz.

Biliyoruz ki zaten rezalet olan eğitim sisteminde dershaneler bu eşitsizliği daha da derinleştiriyor. Eğitim herkes için parasız elde edilebilen bir hak olmaktan çıkartılıp, “herkese parasına göre eğitim” anlayışı kabul ettirilmeye çalışılıyor. Aileleri zar zor 3–5 kuruşu bir araya getiren biz öğrenciler, bu dershanelere gitmek zorunda mıyız? Onlara göre evet, eğer bu sınavı geçip “iyi ve güvenli” bir gelecek istiyorsak gitmek zorundayız. Çünkü dershaneye gitmeyip de sınavı kazanan öğrenci sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordur.

Üstelik eşit ve adil olmayan şartlarda hazırlanan milyonlarca öğrenci aynı sınav da yarıştırılıyor. Ve biliyoruz ki tüm bu çarkların kurbanları olan bizler sustukça bu çürümüşlük daha da kokuşacak…

Geçtiğimiz öğretim yılında ilimizde TOKAT DERSHANELER BİRLİĞİ adı altında bir kurul oluşturuldu ve tam beş dershane bu birliğe katıldı.

TOKAT FİNAL DERSHANESİ, SINAV DERSHANESİ, BİLGİ DERSHANESİ, FEM DERSHANESİ, BİLİM Pİ ANALİTİK DERSHANESİ…

Dershane fiyatını bu birlik standart olarak belirledi. Tek sınavda ortak sıralama ile indirimler belirlendi ve indirim alanlar kendi tercihleriyle istedikleri dershaneyi seçtiler. Dolayısıyla daha önceki sisteme göre indirimli öğrenci sayısı azaldı. Üstelik bu sene yaptıkları sınavda bir sürü soru hatalıydı hatta 2 kez yanlış değerlendirme yapıldı…

Ve bu birlik geçen sene 1800 lira olan dershane ücretini bu sene tam belli olmamakla birlikte 2000–2500’e yükseltti.

Bu tekel sistemi devam ettiği sürece de yükselmeye devam edecektir. Çünkü paralarımızı su gibi içenler evimize ne kadar ekmek giriyor yahut geride kaç çocuk daha var eğitim görecek, düşünmezler.

Evet, asgari ücret alan veya işçi olup onu bile alamayan anne babalar çocuklarının kursağından geçen ekmeğin, peynirin hesabını tutarken dershaneciler altlarında jipler, bir masanın başında bu dudak uçuklatan fiyatları belirleyecekler.

VE SONRASI: FLASH  FLASH

“Muğla’nın Fethiye İlçesi’nde, öğrenim gördüğü dershaneye olan 5 bin TL’lik borcu nedeniyle annesinin cezaevine girmesi üzerine bunalıma giren 18 yaşındaki Soner Semih Sipahi, intihar etti. Sipahi, ‘Herkes hakkını helal etsin. Bu duruma daha fazla dayanamayacağım’ diye yazılı bir not bıraktı.”

Başka bir haber;

“Yazın harç parası biriktirebilmek için inşaatta çalışmaya mahkûm bırakılan 20 yaşındaki Muğla Üniversitesi öğrencisi Ömer Çetin harç parasını ödemek ve kendisine yeni giysiler alabilmek için çalıştığı inşaattan düşerek hayatını kaybetti…”

SONER SEMİH SİPAHİ’nin ölümünden sorumlu kim? Elbette 1000 liralık borcu faizle 5000 lira yapan kapitalist dershaneler… Buna intihar mı diyorsunuz?

ÖMER ÇETİN’in ölümünden sorumlu kim? Tabiî ki parasız eğitim diye bağıran ama senden bağış adı altında “katkı payı” alan devlet… Kaza mı diyorsunuz?

Eğitim piyasalaştırılıyor. Üstelik ahlaksız kuralları olan kapitalizmin serbest piyasa kuramı çiğnenerek tekel sistemi kuruluyor. Tokat Dershaneler Birliği ise tek bir fiyat belirleyerek rekabeti de ortadan kaldırıyor.

Soruyoruz size mahkûm edildiğimiz bu mekanizma doğru mu?

Paralı eğitimin kurbanları, Semih ve Ömer ile mi sınırlı? Hayır…

Bizimde hayatımız çalınıyor. Nasıl mı? Etrafımızda puanlardan, sınavlardan hiç belli olmayan geleceğimizi kurtarmaktan oluşan, yüksek tel örgüler var.

Hiç fark ettirilmeden her birimiz okula başlarken bileklerimize prangalar takılır ve mezun olurken bu prangalar beyinlerimize geçmiş olur. Bu şekilde sistem paradoks misali çıkmazlaşır ve hiçbir müdahale olmaksızın kendi kendini yeniler.  Ne yazık ki ellerine zincirler, beyinlerine kelepçeler takılan bizler içinde olduğumuz ağın farkında bile olamıyoruz…

Ama adalet için hak için; fark etmek, uyanmak zorundayız. Çünkü farkındalık başkaldırının ilk cümlesidir. Burada alenen haykırıyoruz ki bu haksızlığa bir dur denmeli…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*