Şiddet Sarmalı Geleceğimizi Yutmasın!

TOKAD bir basın açıklamasıyla Reşadiye’deki karanlık saldırıyı kınarken, faillerin ve bağlantılarının bir an önce ortaya çıkartılmasını istedi. Açıklamada “acının ve öfkenin, adaleti ve merhameti teslim almaması” çağrısı yapıldı

Tokat’ın Reşadiye İlçesi’nde gerçekleşen saldırıyla ilgili olarak TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği) bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Türkiye toplumsal sorunlarıyla yüzleşmeye başladığı, bugüne kadar halktan gizlenmeye çalışılan gerçeklerin gün yüzüne çıktığı ve nispeten daha olumlu bir gelecek için açılım yapmaya çalıştığı kritik bir süreçten geçiyor. Fakat görüyoruz ki yıllardır akan kan ve gözyaşı üzerinden rant veya iktidar devşirilenler, barış sürecinin daha adil sonuçlar üretebilme ihtimalini devre dışı bırakma ortak paydasında buluşuyor. Operasyonlar, çatışmalar, molotoflar, saldırılar ve akabinde gelen ölümler maalesef sorunu kangrenleştiriyor, çözüm sürecine de pusu kuruyor. Bu bağlamda Tokat’ın Reşadiye İlçesi’ne bağlı Sazak köyü mevkiinde gerçekleşen bu beklenmedik saldırı, zamanlaması itibariyle dikkat çekici olduğu kadar sonuçları itibariyle de acı ve üzüntü vericidir. Son günlerde Türkiye kamuoyuna yansıyan şiddet görüntüleri, nihai tahlilde çözümsüzlüğü beslemektedir.” ifadeleri yer aldı.

Basın açıklaması “TOKAD olarak artık özgürlüğümüzün ve geleceğimizin şiddet kafesinden kurtulmasını bekliyor; tam bir kardeşlik, barış ve huzur iklimini solumak istiyoruz. Her can kaybı sorunu ve acılarımızı biraz daha derinleştiriyor. Havan toplarına başka bir Ceylan’ımızın daha kurban edilmesine dayanamayız. Aynı şekilde yeni bir Serap’ımızın da molotoflara hedef olarak hayatını kaybetmesini de yüreğimiz kaldırmaz. Bu karanlık saldırıyı nefretle kınıyor; oğullarını kaybeden ailelere başsağlığı ve sabır diliyor, acının ve öfkenin, adaleti ve merhameti teslim almamasını ümit ediyoruz.” mesajıyla son buldu.

Basın açıklamasının tam metni:

Şiddet sarmalı geleceğimizi yutmasın

Basın açıklamasının devamında “Hepimiz için adil, özgür ve onurlu bir geleceğin inşa edilebilmesine dair umutların böylesi saldırılara hedef olması, tetiği çeken güçlerin nasıl bir karanlık istediğine dair şüpheleri de arttırıyor. “33 er olayı”nı çağrıştıran bu saldırının failleri en kısa zamanda bulunmalı ve bağlantıları hangi derinliklere uzanırsa uzansın ortaya çıkartılmalıdır.” denilirken, açıklama kardeşlik ve vicdan çağrısıyla son buldu: “Nereden gelirse gelsin, geleceğimizi kafeslemeye çalışan her türlü tuzağa karşı herkesi dikkatli ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. İyi anlaşılmalıdır ki, ölümün daha çok ölümü çağırdığı bir şiddet sarmalında, yıllardır çekilen acıların ve bütün anaların, babaların, bacıların gözyaşlarının dinmesi; öncelikle akan kanın acilen durmasına bağlıdır. Bugünü karartarak geçmişi aydınlatmak ne kadar mümkün olabilir? Yeni yaralar açılırken, eski yaralar nasıl iyileştirilebilir? TOKAD olarak artık özgürlüğümüzün ve geleceğimizin şiddet kafesinden kurtulmasını bekliyor; çatışmaların, ölümlerin, faili meçhullerin, kamplaşmaların, kutuplaşmaların, ötekileştirmelerin, ayrımcılıkların, baskı ve yasakların nihayete erdiği tam bir kardeşlik, barış ve huzur iklimini solumak istiyoruz. Her can kaybı sorunu ve acılarımızı biraz daha derinleştiriyor. Havan toplarına başka bir Ceylan’ımızın daha kurban edilmesine dayanamayız. Aynı şekilde yeni bir Serap’ımızın da molotoflara hedef olarak hayatını kaybetmesini de yüreğimiz kaldırmaz.”

Şiddet sarmalı geleceğimizi yutmasın!

Türkiye toplumsal sorunlarıyla yüzleşmeye başladığı, bugüne kadar halktan gizlenmeye çalışılan gerçeklerin gün yüzüne çıktığı ve nispeten daha olumlu bir gelecek için açılım yapmaya çalıştığı kritik bir süreçten geçiyor. Fakat görüyoruz ki yıllardır akan kan ve gözyaşı üzerinden rant veya iktidar devşirilenler, barış sürecinin daha adil sonuçlar üretebilme ihtimalini devre dışı bırakma ortak paydasında buluşuyor. Operasyonlar, çatışmalar, molotoflar, saldırılar ve akabinde gelen ölümler maalesef sorunu kangrenleştiriyor, çözüm sürecine de pusu kuruyor. Bu bağlamda Tokat’ın Reşadiye İlçesi’ne bağlı Sazak köyü mevkiinde gerçekleşen bu beklenmedik saldırı, zamanlaması itibariyle dikkat çekici olduğu kadar sonuçları itibariyle de acı ve üzüntü vericidir.

Son günlerde Türkiye kamuoyuna yansıyan şiddet görüntüleri, nihai tahlilde çözümsüzlüğü beslemektedir. Tokat’ta gerçekleşen kanlı saldırı ise zaten Kürt sorununun çözümüne ilişkin ağır aksak ve tedirginlikle yürüyen süreçten bölgede duyulan kaygıları ve hoşnutsuzluğu arttırmaktan başka bir sonuç vermeyecektir. Hepimiz için adil, özgür ve onurlu bir geleceğin inşa edilebilmesine dair umutların böylesi saldırılara hedef olması, tetiği çeken güçlerin nasıl bir karanlık istediğine dair şüpheleri de arttırıyor. “33 er olayı”nı çağrıştıran bu saldırının failleri en kısa zamanda bulunmalı ve bağlantıları hangi derinliklere uzanırsa uzansın ortaya çıkartılmalıdır.

Nereden gelirse gelsin, geleceğimizi kafeslemeye çalışan her türlü tuzağa karşı herkesi dikkatli ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. İyi anlaşılmalıdır ki, ölümün daha çok ölümü çağırdığı bir şiddet sarmalında, yıllardır çekilen acıların ve bütün anaların, babaların, bacıların gözyaşlarının dinmesi; öncelikle akan kanın acilen durmasına bağlıdır. Bugünü karartarak geçmişi aydınlatmak ne kadar mümkün olabilir? Yeni yaralar açılırken, eski yaralar nasıl iyileştirilebilir?

TOKAD olarak artık özgürlüğümüzün ve geleceğimizin şiddet kafesinden kurtulmasını bekliyor; çatışmaların, ölümlerin, faili meçhullerin, kamplaşmaların, kutuplaşmaların, ötekileştirmelerin, ayrımcılıkların, baskı ve yasakların nihayete erdiği tam bir kardeşlik, barış ve huzur iklimini solumak istiyoruz.

Her can kaybı sorunu ve acılarımızı biraz daha derinleştiriyor. Havan toplarına başka bir Ceylan’ımızın daha kurban edilmesine dayanamayız. Aynı şekilde yeni bir Serap’ımızın da molotoflara hedef olarak hayatını kaybetmesini de yüreğimiz kaldırmaz.

TOKAD olarak ilimizde gerçekleşen bu karanlık saldırıyı nefretle kınıyor; oğullarını kaybeden ailelere başsağlığı ve sabır diliyor, acının ve öfkenin, adaleti ve merhameti teslim almamasını ümit ediyoruz.

TOKAD

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*